Yaş: 16
Bir pop müzik konseri düşünün. Bir de ergen, liseli genç kız. Tüm şarkıları ezbere biliyor elbette. Sahneye çıktığı an yanındaki erkek arkadaşını unutup çığlık çığlığa bağırmaya başlıyor. Başında sanatçının isminin yazılı olduğu bir bant ya da gözünde yaşlar yok belki ama “acaba önlere gidip dokunmaya falan çalışsam mı?” gibi düşünceler mevcut. Şarkıcı “I can see you burning with desire for a kiss” derken bayılacak gibi oluyor. Kızımız aşık resmen, sanatçıyı rüyasında görüyor, kliplerini izleyip iç geçiriyor..
Sanatçı La Roux, mekan Boston, House of Blues konser salonu, tarih 15 Kasım 2010. Ve evet, yukarıda bahsi geçen ergen benim.
Çok eğlenceli müziği, nefis klipleri ve İngiliz aksanını bir kenara koyalım, çiğ etten yapılmış bir kostümle ya da büyük göğüslü bir lolipop kılığında seksi hareketler yapmaktansa (ki öyle bir vücudu yok zaten, hatta yüzü de bir kadından ziyade 15 yaşında bir erkek çocuğu gibi) ayağında spor ayakkabılar ve 80lerden fırlamış erkek kıyafetleriyle sahneye çıkması ve sakin tavırları beni benden alıyor. Özellikle şu röportajından sonra Boston’daki konserine gün sayar oldum:
B ile uzun uzun “Bilette 20:00 yazıyor, acaba tam 20:00′de çıkar mı? Yoksa Türkiye’deki gibi, 01:00de ancak mı görürüz?” diye tartıştıktan sonra 20:30′da House of Blues’da alt grubu, Far East Movement‘ı dinliyorduk. Kendileri neyse ki çok uzatmadılar ve La Roux’nun sahne görevlileri (rodi mi deniyordu onlara?) “La Croux” t-shirtleriyle synthesizer‘ları kurmaya başladılar. Sahneye ilk çıkan vatandaşı, ki kendisi bateristmiş ve erkekmiş, ben La Roux’nun kendisi sandım. Ve konser favori parçamla başladı:
Hatırı sayılır bir Post-Hardcore grubunda gitarist olan, hatta 9 Aralık’ta Dogzstar’da konseri olan sevgili B, sıkıntıdan ve benim ricalarıma da dayanamayarak bütün konseri telefonuyla kaydetti. Bana kalsa bütün kayıtları koyardım buraya ama eminim bu bile yeteri kadar sıkıcıdır sizin için. (: (12. saniyede gözüken çılgın hayran benim!)
Çektiği işkence yetmeyip de bis sırasında paltolarımızı vestiyerden almaya giden B, konser çıkışında şarkıları mırıldandığım bir anda, “sen bunu çok beğenmiştin” diyerek elime şunu tutuşturdu:

Aldığım en “tam zamanında” ve harika hediyelerden biriydi!
Kasım 30, 2010 8:02 pm
Güle güle kullan canım:)